|
|
KİTAB TANIMI
|
Yazar: Mikdat Topçu İsteme Adresi: Topçular, Kışla Caddesi Sarıyaşarpala San.Çar. No:37/26 Eyüp Istanbul Tel:212 674 20 97/98
|
||
|
Arka Sayfa Yazısı Gücünüz yetiyor ise, kafanız, felsefeniz, ilminiz, tekniğiniz var ise, kendi kültürünüzü ilimleştiriniz ve hareketlendiriniz. Boşuna “kabadayılık” taslamayınız, büyük gazeteci, büyük yazar, büyük sanatçı, büyük siyasetçi, büyük televizyon oturumcusu havalarına girmeyiniz. Sayın yetkililer ve Türkiye Cumhuriyeti’nin elitleri… Siz ne yazarsanız yazın, siz ne yaparsanız yapın, bütün dünya sizi ibretle seyrediyor. Ve tarih bu talihsiz hatalarınızı elbette ki bir gün yazacaktır. Tarih bize, hiçbir milletin, başka milletlerin kültürleriyle, yok olmadan, barış içinde bir arada yaşayamadığını göstermektedir. Kaldı ki, yılan hikayesi örneğinde olduğu gibi, “sende o evlat acısı, bende bu kuyruk acısı varken” gerçeğinden sonra, aynı kültür ve medeniyeti koruyarak Batı ile bir arada yaşanamayacağı gün gibi aşikardır. İttifaklar kurulabilir, dostluklar kurulabilir. Ama AB gibi bir imparatorluk oluşumu içinde, özgürlüğümüzü koruyarak yaşamamız mümkün değildir. Tedbirler buna göre alınmalı, devletimiz ve aydınımız buna göre vaziyet almalıdır. Bu düşünüş tarzı elbette ki, Batı ile savaşı arzu eden bir tarz değildir. Bu milleti Allah bir daha savaş yapmaya mecbur etmesin. “Senin dinin sana benim dinim bana” kabilinden, hiç olmazsa, uzun süreli barış dönemi yaşasın yeni nesiller. Ama hayır, bu mümkün olmuyor. Buna imkan vermiyorlar, beşeri münasebetlerin kuralları işliyor. Ve Batı, yakalamışken tepelemek istiyor
|
Önsöz Bu kitap tarihimizle bir yüzleşme değildir. Buna bizim milletimizin ihtiyacı da yoktur. Milletimizin kendine güveni tamdır. Tereddüdü olanlar, geçmişlerinden utananlar, geçmişin savunmasını yapmak istemeyenler olabilir. Alparslan, Osman Gazi, Murat Hüdavendigar, Fatih, Kanuni ve Atatürk’ün devlet ve millet anlayışını Batı medeniyeti ölçüleriyle veya bir başka sosyal ölçü ile değerlendirmek isteyenler olabilir. Bir şey denemez. Bizim mücadelemiz, mertçe, insanca ve Türk Milleti içindir. Kimseye hesap verecek, hiçbir medeniyetin dogma’larından feyiz alacak değiliz. Bu kitap belki; Türk Milleti’nin çocuklarının yeniden galip bir milletin çocukları olmanın hazzını tatmak konusunda yol gösterici olacaktır! Belki; yeni bir ekol’ün oluşmasına önderlik edecektir! Belki; gerçekten ıstırap duyanlara, ne yapacaklarını şaşıranlara yol gösterici olacaktır! Belki çocuklarımızın kanı kaynayacaktır. Belki; bu milletin evlatlarının imanı tazelenecektir! Belki, gönülleri taze bir heyecan saracaktır! Belki, dağlar, taşlar yeniden sada verecektir. Belki, bağlar, bahçeler, meyveler yeniden canlanacaktır, kim bilir! Milletimizin ruhu yücedir, gönlü zengindir, tarihi derindir. Allah’ın, Türk Milleti’ni; “dünyaya hükmetmek için yaratıldıkları hakkındaki kanaatleri samimidir.”[1] Bu sebeple, mağlup ve geri çekilen milletimizin tarihle randevusu vardır. “Hasta adam”, “kaht-ı rical” tabirleri bizim için artık mazide kalan kavramlar olmalıdır. Batının, Anadolu için düşündüğü yeni “Reconquista”[2] anlayışları, “21. yüzyıl Haçlı Seferleri” kavramları, artık Türk Milleti’nin aydını için “mücadele edilmesi gereken” kavramlar olarak ele alınmalıdır. Milletimiz yeni bir “tarihi süreç” başlatacak potansiyeli yakalamıştır. Türk Milleti’nin bu yeni uyanışı Batının üçyüz yıllık taarruzunu kıracak ve Batı bundan böyle savunma planları yapmak zorunda kalacaktır. Türk Milleti için yeni bir dönemin başlaması, Avrupa’nın dengelerini sarsacaktır. AB’nin asıl hedefinin “Batının savunulması” olduğunu açıkça söyleyenlere karşı, Türkiye elitlerinin vaziyet alması kaçınılmazdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin savunulması, bizim için “vatanın savunulması” kainattaki her şeyden daha önemlidir. Bu kitapta Türk Milleti’nin Batı ile ilişkilerini, bu ilişkilerin sebep ve sonuçlarını, Anadolu RECONQUİSTASI’NIN nasıl işlediği ve bundan sonra neler yapılabileceği ile ilgili düşüncelerimizi bulacaksınız. [1] Yılmaz Öztuna, Türkiye Tarihi, cilt 1 sayfa 126 [2] İspanya’nın Endülüs’ü Müslümanlardan arındırma projesinin adı. AB’nin asıl hedefinin “Batının savunulması” olduğunu açıkça söyleyenlere karşı, Türkiye elitlerinin vaziyet alması kaçınılmazdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin savunulması, bizim için “vatanın savunulması” kainattaki her şeyden daha önemlidir. Bu kitapta Türk Milleti’nin Batı ile ilişkilerini, bu ilişkilerin sebep ve sonuçlarını, Anadolu RECONQUİSTASI’NIN nasıl işlediği ve bundan sonra neler yapılabileceği ile ilgili düşüncelerimizi bulacaksınız. [1] Yılmaz Öztuna, Türkiye Tarihi, cilt 1 sayfa 126 [2] İspanya’nın Endülüs’ü Müslümanlardan arındırma projesinin adı.
|
|||